İzleyiciler

projeksiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
projeksiyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2018 Perşembe

EŞCİNSEL PANİK VE HOMOFOBİ



EŞCİNSEL PANİK VE HOMOFOBİ

Prof. Dr. Doğan Şahin
İstanbul Tıp Fakültesi, Sosyal Psikiyatri Servisi


EŞCİNSEL PANİĞİ
Bu kavram ilk kez 1920 yılında psikiyatr Edward J. Kempf tarafından             kullanılmıştır. Kempf’e göre eşcinsel paniği yaşayan hastaların çoğu, genellikle kendi cinsinden insanlarla uzun süre aynı ortamda vakit geçirmek zorunda kalmış kimselerdi.  Ordu kamplarında, okul yurtlarında, gemilerde ya da manastırlarda kendi cinsinden insanlarla uzun süre aynı mekânı paylaşan bu insanlarda eşcinsel olmakla ilgili bir korku ortaya çıkıyor ve klinik düzeyde bir panik tablosuna yol açıyordu. Ancak vakaların çoğunda olsa da tüm vakalarda bir süre önce hemcinsleriyle kapalı bir ortamda uzun süre kalmış olma öyküsü yoktu.
Kempf, 19 hastalık bir vaka serisi üzerinde yaptığı çalışmaya göre hastalar tipik panik belirtileri yanında baş dönmesi, mide bulantısı, kusma gibi somatik belirtiler ve disosiyatif ve çeşitli psikotik belirtiler gösterebilmekteydiler. Psikotik belirtiler arasında kendisine kötülük yapılacağına, zulmedileceğine, zarar verileceğine ya da öldürüleceğine dair çeşitli hezeyanlar vardı.

Bu makalemin tamamı Birey ve Toplumun Psikodinamikleri Üzerine Yazılar isimli kitabımda yayınlanmıştır.

27 Ekim 2015 Salı

NEFRET NE İŞE YARAR?


NEFRET NE İŞE YARAR?

Ya da

NEFRET TEMEL İHTİYAÇLARDAN BİRİ MİDİR?

Prof. Dr. Doğan Şahin
İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

 
GİRİŞ
Yıllardır borderline (sınırda) kişilik örgütlenmesi gösteren hastalarla çalışırım. Çok hızlı sever, çok kolay nefret ederler. Sevgileri de nefretleri de çok şiddetli ve genellikle kısa süreli olur. Nefret ettikleri şeyi tekrar sevebilir, sevmeye başladıktan sonra da yeniden nefret edebilirler. Sonra gene sevebilirler ya da bir kere nefret ettiler mi bir daha dönüp bakmayabilirler. Daha bir hafta önce, hatta bir gün önce, ondan ayrılamayacağını, onsuz yapamayacağını ya da ne olursa olsun hep hayatında olmasını istediğini söylediği sevgilisinden ya da arkadaşından hiçbir sevgisi kalmamış gibi uzaklaşabilir ya da nefret edebilirler. Bu durumla yüzleştirdiğinizde ise eski duygularını yanlış tanımaya bağlı bir yanılgı olarak değerlendirirler ya da duygularının gerçek olmadığını anladıklarını söylerler.  

Düşündüm ki borderline (sınırda) hastaların neden bu kadar kolay ve sık nefret ettiklerini anlarsak, belki diğer insanların da nefret duygularının ardındaki dinamikleri daha iyi anlamış oluruz. 

Bu makalemin tamamı Birey ve Toplumun Psikodinamikleri Üzerine Yazılar isimli kitabımda yayınlanmıştır.

KOMPLOCU PARANOİD GRUPLAR

HEDEFİNİ ŞAŞIRMIŞ BİR İSYANIN ÜRÜNÜ OLARAK KOMPLOCU PARANOİD GRUPLAR Doğan Şahin   GİRİŞ Bu yazıda son yıllarda giderek artan her şe...